TEBRİKLER- YENİ BİR KÖPEK SAHİBİSİNİZ !
     Öncelikle, evinizi “yavru köpeğe dayanıklı” hale getirmiş olmalısınız. Onun için yatak, tasma takımları, battaniye, oyuncaklar, yemek kapları gibi ihtiyaçlarını seçmek oldukça keyiflidir. Yeni oyuncunun size daha çok keyif vereceği kesindir. Ona da mutluluk ve uzun ve kaliteli bir yaşam sağlamak için iyi beslemelisiniz, güvende olması için dikkat etmelisiniz ve onun için sağlıklı bir ortam yaratmalısınız. Veteriner hekiminizde düzenli sağlık kontrollerini yaptırmalısınız.
Köpeğinizin Kısırlaştırılması
     Pek çok veteriner hekim, kısırlaştırmanın sadece hayvan nüfusunu kontrol etmeye yaramadığını aynı zamanda onları daha dost canlısı ve birlikte yaşamayı kolaylaştırıcı etkisi olduğunu söylemektedir. Kısırlaştırılmış dişi köpekler daha rahatlamış, kısırlaştırılmış erkekler daha az gürültücü ve diğer erkek köpeklerle dalaşmaya daha az meyilli olurlar. Tüm bunların yanı sıra kısırlaştırma sağlık açısından da faydalıdır. Dişilerde üreme organları ve meme bezi kanseri riski en aza iner; erkeklerde ise prostat sorunlarının görülme sıklığını azaltmaktadır.
 
DİŞİ KÖPEKLERDE KISIRLAŞTIRMA
     Rahmin ve yumurtalıkların çıkarılmasıyla yapılmaktadır. Genellikle altı aydan sonra yapılmaktadır. Önemli cerrahi girişimlerden birisidir ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Pek çok zaman bir gece hospitalize edilmesi gerekebilir. Komplikasyonlar çok nadirdir ve tam iyileşme normalde iki hafta içinde tamamlanır.
 
ERKEKLERİN KISIRLAŞTIRILMASI
     Bu operasyon da genel anestezi altında gerçekleştirilir ve testislerin çıkarılmasıyla yapılır. Genellikle erkek köpekler altı aylıkken yapılır. Bir gece hospitalize edilmesi gerekebilir ve tam iyileşme yedi günde tamamlanır.
 
YAVRU KÖPEĞİNİZİ BASİT SAĞLIK KONTROLÜ
     Yeni yavru köpeğinizi mümkün olan en kısa zamanda veteriner hekime götürmelisiniz. İlk ziyaretinizde çoğu zaman yapılacaklar şunlar olacaktır:
Genel sağlık durumunun belirlenmesi amacıyla yapılacak bir genel muayene.
Dış parazitler için kontrol. (pireler, keneler, bitler ve kulak uyuzu kontrolü)
İç parazitler için kontrol. (kancalı kurtlar, yuvarlak kurtlar yönünden) Mümkünse dışkı örneği götürmeniz kolaylık olacaktır. Kan testleri de yapılabilir.
Yavru köpekler için bir aşılama programı çıkartılır.
Veterinerinize köpeğinizin kısırlaştırılmasıyla ilgili sorular sorun. Gerekip gerekmediği ve ne zaman için tavsiye ettiğini öğrenin.

     İlk sağlık kontrolü, veterinerinizin size vereceği bakım ve beslenmeyle ilgili tavsiyeler için köpeğiniz hakkında bilgiler verir. Ayrıca veteriner hekiminize sonradan ortaya çıkan sağlık sorunlarında köpeğinizin temel bilgilerini de verir. Böylece veteriner hekiminiz, köpeğinizin ömrü boyunca gelişimini takip edebilir sağlığını gözleyebilir ve yönetebilir.
 
YENİ KÖPEĞİNİZE EVİNDE OLDUĞUNU HİSSETTİRİN

     Köpeğinize yemek yiyeceği, yatacağı, tuvaletini yapacağı yerleri göstermelisiniz. Evde ona yabancı olan sesleri ve görüntüleri incelemesi için fırsat tanımalısınız. Eğer evde küçük bir çocuk varsa onun yeni gelenin bir oyuncak olmadığını bildiğinden emin olmalısınız. Küçük çocuklara onun yaşayan bir canlı olduğunu nazik ve saygılı davranılmasını gerektiğini öğretmelisiniz
Sekiz haftalık kadar küçük köpek yavruları özel dersler öğrenme kapasitesindedir ve eve geldiğinden itibaren basit itaat komutlarını öğrenmeye başlamalıdır. Veteriner hekiminiz en iyi öğretme yöntemlerini söyleyebilir ve bir eğitim okulu tavsiye edebilir. Sizin pozitif desteğinizle yavru köpeğiniz dersleri eğlenceli ve kolay bulacak ve dersleri kolayca hatırlayacaktır.
 
YAŞLI KÖPEĞİNİZ
     Köpeğinize yaşlılığı için özel bakıma başlamanın en iyi zamanı ne zamandır? Daha yavruyken! Köpeğiniz yaşamına iyi bir beslenme ile başlarsa, düzenli egzersiz yaparsa, veteriner hekimle randevularına sadık kalırsa, mutlu bir ev yaşantısı varsa tüm bunlar ilerlemiş yaşlarında kaliteli bir yaşam sürmesinin altın anahtarlarıdır. Köpeğiniz yaşlandığında tıpkı insanlar gibi metabolizmasında değişimler görülür. Köpeğinizin davranış değişikliklerine dikkatinizi vermek sorunları erken fark etmenizi sağlayacaktır.
 
KÖPEĞİNİZ İNSANA GÖRE KAÇ YAŞINDA?

6 AYLIK --- 10 YAŞ
8 AYLIK --- 13 YAŞ
10 AYLIK --- 14 YAŞ
12 AYLIK --- 15 YAŞ
18 AYLIK --- 20 YAŞ
2 YAŞ --- 23 YAŞ
3 YAŞ --- 26 YAŞ
4 YAŞ --- 32 YAŞ
5 YAŞ --- 36 YAŞ
6 YAŞ --- 40 YAŞ
7 YAŞ --- 44 YAŞ
8 YAŞ --- 48 YAŞ
9 YAŞ --- 52 YAŞ
10 YAŞ --- 56 YAŞ
11 YAŞ --- 60 YAŞ
12 YAŞ --- 64 YAŞ
13 YAŞ --- 68 YAŞ
14 YAŞ --- 72 YAŞ
15 YAŞ --- 76 YAŞ
16 YAŞ --- 80 YAŞ
 
NOT: BU KARŞILAŞTIRMA KÜÇÜK IRKLAR GÖZ ÖNÜNE ALINARAK YAPILMIŞTIR.
 
YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN SORUNLAR
     Şişmanlık büyük bir sağlık riskidir. Yaşlı köpeklerin hareketliliği azalmıştır. Öyleyse buna uygun olarak aldığı kalori miktarı azaltılmalıdır. Bu uygulama eklemlerine düşen basıncı azaltacak, kalp yetmezliği, böbrek ve karaciğer hastalıkları, sindirim sistemi hastalıklarına yakalanma riskini düşürecektir. Gıdasında lif oranı, yağ asitleri ve vitamin oranları artmalı sodyum, yağ ve protein oranı azaltılmalıdır.
     Eklem yangıları, eklemlerde hafif tutukluktan eklem hareketsizliğine kadar değişik aralıktaki sorunlara yol açar. Egzersiz programı köpeğinizin kondisyonu kadar kas yoğunluğu ve gerginliğinin devamı için gereklidir.
     Sıcak ve soğuğa dayanamama, yaşlılıkta ortaya çıkar çünkü yaşlılıkta köpeğinizin vücut ısısını kontrol eden hormonları eskisi gibi çalışmamaktadır. Yatağını ısıtıcıya daha yaklaştırın ve soğuk günlerde onu evde tutun.
     Diş kaybı ve diş çürükleri, sadece çiğnemeyi zorlaştırmaz aynı zamanda bakteriyel hastalıklara ve tümörlere de hazırlayıcı etki yapar. Dişleri fırçalamak ve temiz tutmak bu riskleri en aza indirir.
     Prostat büyümesi ve meme tümörleri, çoğu zaman kısırlaştırılmamış köpeklerde teşhis edilmektedir. Genel sağlık kontrollerinde prostat büyümesi ve meme tümörleri yönünden de kontrol ettirmelisiniz.
     Yalnızlık endişesi, yaşlı köpeklerde daha çok görülmesinin sebebi artık köpeğiniz stresin üstesinden gelemiyor oluşudur. Saldırgan davranışlar, gürültü korkusu, artan havlamalar ve iniltiler huzursuz uyku belirtileridir. Medikal tedaviler ve davranış değiştirme yöntemleri çözümde anahtardır.
     Deri ve tüy sorunları, yaşlanmak demek derinin esnekliğini yitirmesi ve daha kolay yaralanabilir hale gelmesi demektir. Tüyleri incelir ve matlaşır. Daha çok fırçalamak ve besinlerinde yağ asitlerini arttırmak çok zaman işe yarar.
     Köpek hafıza sorunları kendini, karışıklık, yönünü şaşırma ve hareketliliğinin azalması gibi belirtilerle belli eder. Tıbbi uygulamalar bu konuların bazılarının çözebilmektedir

Köpeğim için Beslenme...

Köpekler, etçil hayvanlar olmalarına rağmen günümüzde insan beslenmesine yakın bir beslenme şekline dönmüş durumdadırlar.
Aynı zamanda bu gelişime paralel olarak da yaşam sürelerinde artış olmuştur. Yeni köpek bakmaya başlayan bir kişinin besleme ile ilgili başvurabileceği en basit ve kolay yol hazır mamalardır. Bu mamaları öncelikle kuru ve yaş (konserve) olarak ikiye ayırabiliriz.
Bunun dışında bir diğer sınıflandırmayı da  profesyonel ve market tipi olarak yapabiliriz. Market tipi mamaları her yerde bulabilirsiniz ve fiyatları da oldukça hesaplıdır. Ancak bu mamalarda, köpeğinize günlük yedireceğiniz miktarlar oldukça fazladır ve küspeden zengin olması nedeniyle de yararlınım oldukça azdır. Yararlanım nedir? Yararlanım basitçe köpeğinize yedirdiğiniz mamanın ne kadarının vücut tarafından sindirilebildiğidir. Profesyonel mamalarda yararlanımın yüksek olması nedeniyle yedirdiğiniz mama miktarı azdır ve dışkı miktarı da buna paralel azdır.
Hazır ve kaliteli bir mamanın özellikle gelişme çağındaki bir köpekte önemi oldukça fazladır. Diş ve kemiklerin gelişimi için gerekli kalsiyum, fosfor gibi iz elementleri alabilirler. Vücudun gelişimi için gerekli proteini dengeli ve gerektiği kadar alırlar. Ağız, çene ve diş gelişimi için gerekli olan egzersizi kuru mamanın yapısı sayesinde gerçekleştirirler. Yağ ve karbonhidrat miktarının dengeli olması nedeniyle erken aşırı yağlanma, kilo artışı gibi problemler kolayca kontrol edilebilir. Lif miktarının yeterli olması nedeniyle dışkılama düzenlidir. Esansiyel yağ asitleri sayesinde, yavru tüylerinin değiştirilmesi sonrasında tüylerin sağlıklı ve parlak olması sağlanır. Gerekli vitaminlerin düzenli alınması sayesinde, vitamin yetersizliklerine bağlı hastalıklar görülmez.
Mamanın yanında diğer önemli bir gereksinim de sudur. Su hayat için vazgeçilmez bir unsurdur ve özellikle kuru mama ile beslenen köpeklerde su ihtiyacı artacaktır. Düzenli ve taze su her zaman mamanın yanında olmalıdır ve gün içerisinde de sık olarak değiştirilmelidir. Sağlıklı bir köpeğin vücut ağırlığının her kg’ı için yaklaşık 40 ml. günlük suya ihtiyacı vardır.
Köpek mamalarında genellikle köpeğin yaşam evreleri puppy (yavru), adult (yetişkin) ve senior (ileri yaş) olarak üçe ayrılır ve bu şekilde ambalajlanarak tüketime sunulur. Bunun dışında mama firmalarına göre köpek ırklarının özel gereksinimleri düşünülerek de mamalar alt gruplara ayrılmıştır. Küçük ırk köpekler, orta ırk köpekler, büyük ırk köpekler gibi. Buradaki ana düşünce de küçük ırk bir köpeğin yavrusu (örneğin poodle-kaniş) ile büyük ırk bir köpeğin yavrusunun (örneğin-golden retriver) büyüme sırasındaki protein, yağ, karbonhidrat, kalsiyum gibi ihtiyaçlarının aynı olmamasıdır. Özellikle büyüme çağında beslenme hakkında veteriner hekiminizden daha detaylı bilgi almaya çalışınız. Küçük ve orta boy ırklarda büyümenin tamamlandığı 12 aylık yaşa kadar, büyük ırk köpeklerde ise büyümenin tamamlandığı 18 aylık yaşa kadar mutlaka profesyonel bir mamayı seçiniz. Unutmayın ki temeli ve alt yapısı iyi olan bir bina daha uzun süre ayakta kalacaktır. Yavru köpeklerde günlük toplam mama miktarı 4 ile 6 aylık yaşa kadar günde 3 ya da 4 öğüne, 6 aylık yaştan 12 aylık yaşa kadar 2 öğüne bölünerek verilebilir. 12 aylık yaştan sonra ise günlük mama miktarı tek öğünde de verilebilir.
Sağlıklı yavrularda anne sütü normal büyüme için yaklaşık 4 haftalık yaşa kadar yeterlidir. Büyük ırk köpek yavrularında zaman zaman ek besleme gerekebilir. Bu amaçla da veteriner kliniklerinde ve pet shoplarda hazır anne sütü bulabilirsiniz. 3-4 haftalık yavrularda ise annenin mamasını ılık suyla ıslatıp ezerek verebilirsiniz. İnek sütünü kullanmak doğru değildir. İçindeki laktoz fazla olduğu için ishale neden olabilir. Kullanmak zorunda kaldığınızda da mutlaka bire bir oranında suyla karıştırmanız önerilir. 5-6 haftalık yaşta yavrular çiğneme yeteneğini kazanırlar ve kuru mama yiyebilirler.
Yavruluk döneminden yetişkin dönemine geçen bir köpeğin daha farklı ihtiyaçları ortaya çıkacaktır. Bu ihtiyaçlar ise bireysel olarak farklılık gösterecektir. Örneğin evde yaşayan bir köpeğin beslenmesi ile dışarıda yaşayan hatta koruma yapan bir köpeğin beslenmesi ve ihtiyaçları çok farklıdır. Bunu göz önünde tutarak veteriner hekiminiz en uygun diyeti size önerecektir.
İleri yaş dönemi de yavruluk dönemi gibi hassas bir dönemdir. Bu dönemde yaşlanmaya bağlı olarak karaciğer, böbrek, kalp gibi önemli organlarda problemler meydana gelebilir. Bu nedenle, bu bozuklukların oluşmaması için bu gruptaki mamaların içindeki protein, yağ, lif miktarları ayarlanmıştır. Yine bazı mamaların içerisinde kas-iskelet sistemini desteklemek üzere bazı maddeler (antioksidan-kıkırdak koruyucular,vb.) eklenmiştir. Bu yaştaki köpeğiniz için ayrıca ağız ve diş sağlığı yönünden kuru mama yemesi de önemlidir.
Bütün bu mamaların dışında veteriner hekiminiz, köpeğiniz hastalandığında tedavi sırasında size özel bir diyet mama da önerecektir. Bu mamalar reçete maması yada veteriner diyeti olarak isimlendirilir ve sadece hastalık durumlarında kullanılır. Her hastalık durumunda vücudun ihtiyaçları farklıdır. Yenmesi gerekenler ve yenmemesi gereken gıda maddeleri olacaktır. Köpeğiniz ishal iken veteriner hekiminiz size bir veteriner diyet maması verir ve bu mamanın içinde lif miktarı fazla, yağ miktarı düşüktür. Köpeğinizin böbrekle ilgili bir problemi olduğunda veteriner hekiminiz size yine bir başka veteriner diyeti verir ve bu mamanın içindeki protein miktarı normal mamalara göre daha azdır, protein kaynağı daha kalitelidir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Köpeğinizin çeşitli hastalıklarda yiyebileceği pek çok veteriner diyet mamaları vardır. Veteriner hekimlikte tanı olanaklarının artmasına paralel olarak bu mamalarda gün geçtikce artmaktadır.
Yavru Köpekler için Aşılama Önerileri

"YAVRU KÖPEKLER İÇİN TEDAVİSİ ZOR VEYA ÇOĞU ZAMAN ÖLÜMCÜL OLABİLEN HASTALIKLARLA SAVAŞMAK İÇİN İZLENECEK EN EMİN YOL DOĞRU ZAMANDA DOĞRU AŞILAMA YAPILMASIDIR.”
Yavru köpeklerin aşılanması onların sağlıklı ve mutlu bir delikanlılık dönemi geçirmesinde önemli adımlardan biridir. Aşılamada kim, ne, neden, nerede ve nasıl sorularına cevap vermek karmaşıktır ve yavrudan yavruya değişebilir. Yavru köpeğiniz için hangi aşıların uygun olduğunu belirlemek için mutlaka bir veteriner hekime danışmalı ve o şekilde bir program uygulanmalıdır.
 Aşıları daha iyi anlamak için, onun yaşamının ilk birkaç haftasında hastalıktan nasıl korunduğunu anlamak önemlidir.
Anne Tarafından Korunma (Maternal Antikorlar)
Yeni doğan köpek yavrusu, doğal olarak hastalıklara karşı bağışık değildir. Ancak anne kanında plasenta yoluyla elde ettikleri bazı antikorlar tarafından koruma sağlanır.
Bağışıklığın bir sonraki seviyeye taşınması, ilk sütten elde edilen antikorlar sayesinde olmaktadır. Bu doğum sırasında üretilen ve 36-48 saat süresince devam eden süttür. Bu antikor açısından zengin süte kolostrum adı verilir. Yavru sonrasında bu antikorları anne sütü yoluyla almaya devam etmez. Antikorları anne sütü ile sadece iki gün kadar alabilir. Anneden kan veya kolostrum yoluyla alınan tüm antikorlara maternal antikorlar adı verilmektedir.
Belirtmek gerekir ki bir köpek yavrusu, annesinin yalnızca maruz kaldığı veya yakın zamanda aşılandığı hastalıklara karşı üretilen antikorları alabilir.
Örnek olarak, bir anne parvoviruse karşı herhangi bir antikor üretemeyeceği için yavruya da kolostrum veya kan yoluyla geçirmesi mümkün olmaz. Yani yavru köpek annesini dahi parvpvirus enfeksiyonuna karşı duyarlı olacaktır.
Duyarlılık Penceresi
Yavruda etkili bir bağışıklık (koruma) sisteminin oluştuğu yaş, onun annesinden aldığı antikorun miktarı ile doğru orantılıdır. Yavrunun kanında mevcut olan yüksek düzeyde maternal antikorlar, aşının etkinliğini engeller. Yavrudaki maternal atikorların düzeyleri yeterli seviyeye düştüğünde bağışıklığı sağlamak için ticari aşıların yardımına başvurulacaktır. Anneden gelen antikorlar yenidoğanın kanında genellikle birkaç hafta süresince dolaşmaktadır. Maternal antikorların birkaç günden birkaç haftaya değişen bir süre içersinde çok düşük düzeyde bağışıklık sağladıkları fakat aşılara yüksek düzeyde çalışması için izin verdikleri bir periyod vardır. Bu periyoda duyarlılık penceresi denilmektedir.aşı olsa dahi bu dönemde bir köpek yada kedi yavrusunun hasta olmayacağını söyleyemeyiz.
Yavru Köpeklerin Aşılama Zamanı
Duyarlılık penceresinin uzunluğu ve zamanlaması bir batımda doğan yavrular arasında dahi bireysel farklılıklar göstermektedir. Farklı yavrulardan alınan çapraz kesitlerle yapılan bir çalışma aşıya karşı geliştirilen cevabın ve bağışıklık gelişiminin geniş bir periyodu kapsadığını göstermiştir.
Yavruların %25’i 6 haftalık yaşta bağışıklık kazanabilmiştir. 9 haftalık yaşta ise yavruların %40’ı aşılamaya karşı cevap vermiştir. Aşının sağladığı bağışıklığın oranı 16 haftalık yaşta %60’a 19 haftalık yaşta ise %95’e ulaşır. Hemen hemen tüm araştırmacılar, yavru kedi ve köpeklerin en azından üçlü karma aşılar ile aşılanmasını ve bir yaşından itibaren de tekrarlanması gerektiği konusunda hemfikirlerdir. Yavru köpekler için hangi aşıların ne sıklıkla yapılması gerektiği veteriner hekimlerin uzmanlık konusuna girmektedir. Drs. Foster ve Smith karma aşının başlangıçta 6 haftalık yaşta yapılmasını ve yavru 16 haftalık yaşa gelene kadar her üç haftada bir kez tekrarlanmasını tercih etmekte ve bu program uygulandığında köpeklerin geniş bir aralıkta korunacağına inanmaktadırlar. Uygulanan bu protokol ile cevap vermeyen bazı köpeklerin aşılanacağına ve koruma gelişen yani cevap alınan köpeklerinde yeniden aşılanmış olacağı düşünülüyor.
Aşılama Dozu
küçük ırk köpek yavrularının büyük ırklara mensup yavrulardan düşük dozda aşı alması gerekliliği doğru değildir. Yaş, vücut ağırlığı, ırk ve cinsiyeti ne olursa olsun bütün yavrulara aynı aşı dozu verilir. Aşılar genellikle 1 mililitre(cc) dozlarında uygulanmaktadır. Bu konuda sadece üretici firmaların tavsiyelerini uygulamak yeterlidir. Önerilenden daha az miktarda aşı uygulanması büyük olasılıkla yetersiz bağışıklığa neden olur.”
Fakat her yavruya bireysel test yapmadan yavrunun bağışıklık sisteminin en iyi cevabı ne zaman vereceğini bilmek mümkün değildir.aynı zamanda duyarlılık penceresi nedeniyle bir enfeksiyon karşısında aşılanmasına (parvo vb.) karşın bazı yavrular hastalanır.
Kaliteli aşılar ve agresif bir aşılama protokolü kullanılarak, mümkün olduğunca küçük bir duyarlılık penceresi yaratabiliriz. Yukarıda bahsi geçen aşı protokolü her yavru köpek için doğru değildir. Bazı yüksek riskli yavrulara daha yoğun ve agresif bir aşı programı uygulamasını gerektirebilir. Bu nedenle en iyisi bir veteriner hekimin yavru köpek veya erişkin bir köpek için belirleyeceği bireysel duruma uygun aşılama programıdır.
Yavru köpeklerin aşılanması gerekli hastalıklar
AVMA Biyolojik ve Terapotik Ajanlar Konseyi’nin kedi ve köpeklere uygulanacak aşılar üzerine ilişkin raporunda, köpekler için mutlaka uygulanması gerekli anı aşıların distemper, canine adonavirus-2 (hepatitis ve solunum yolu hastalığı), canine parvovirus-2 ve kuduz olduğu belirtilmiştir. Ana aşıların dışındaki noncore aşılar ise leptospirosis, coronavirus, canine parainfluenza ve bordetella bronchiseptica (aynı zamanda kennel cough’ın nedeni) ve Lyme hastalığının nedeni Borrelia burgdorferi’yi kapsar.


Zamanında Koruma

Aiılar uygulandıktan hemen sonra bağışıklığı hemen teşvik etmemektedir. Bir aşı uygulandıktan sonra antijenlerin tanıması, cevap oluşması ve bağışıklık sistemi tarafından tanınması gerekmektedir. Çoğu yavruda hastalığa karşı koruma, aşı uygulandıktan sonraki 5 güne kadar oluşmaz. Bir aşının tam koruma sağlaması genellikle 14 gün kadar sürmektedir. Bazı durumlarda koruma elde etmek için iki veya daha fazla aşının birkaç hafta rayla verilmesi gerekebilir. Genel olarak modifiye canlı aşıların intrasanal yolla uygulanması hızlı bir koruma sağlar.


Bazı Aşılı Hayvanların Hastalığa Yakalanması
Kelimenin tam anlamıyla ABD’de bugün yüzlerce belki binlerce köpek ve kedinin hala hastalıklara karşı aşılandıktan sonra yeniden hastalandıkları bir gerçektir. Bu aşı ile ilgili problemden ziyade, aşıya karşı oluşturulan bağışıklık yanıtının yetersizliği ile ilgilidir. Buna karşı oluşan duruma aşı yetmezliği denir. Parvovirus bu noktada ciddi bir durumdur. Ne yazık ki bazı durumlardan ötürü aşı, yavruyu hastalıktan korumak için bağışıklı sistemini yeterince uyaramaz. Bu materyal antikorların engeli nedeniyle oluşabileceği gibi, aşı nedeniyle köpeğin kendi bağışıklık sistemi ya da genetik faktörler nedeniyle olabilir. Fakat materyal antikorların engeli yavrularda açık ara ile en yaygın neden olarak kabul edilmektedir.

Normal Fizyolojik Değerler
Köpeklerde organizmanın canlılığının devamı için belli fizyolojik değerlerin korunması büyük önem taşır. Pratikte köpek sahibinin kolayca tespit edebileceği bu parametreler aşağıda kısaca verilmiştir,

Vücut Isısı

       38-39 ° C

Solunum Sayısı

       10-40 / dakika

Nabız

       Yetişkinlerde 60-160, yavrularda 200-220 / dak.

Kızgınlık Süresi

       Yılda iki kez / 12-20 gün

Uygun Gebe Kalma Dönemi

       Kızgınlığın 9-13. günü arası

Gebelik Süresi

       57-63 gün

Ergenlik Yaşı

       Erkeklerde 7-10 ay, dişilerde 6-12 ay.

A- KÖPEKLERDE GENEL HASTALIKLAR:

1-KUDUZ:
                Genel anlamda kuduz (Tallwut,Lyssa,Rabies), tüm sıcak kanlılarda( kuş, opossum, vahşi kemirgenler, rakun,yarasa, sığırlar, maymun, kedi, köpek, at, koyun, keçi)  ve insanlarda ortaya çıkabilen,
ani seyreden, öldürücü, beyin ve sinir sisteminde ilerleyen viral bir hastalıktır.
                Virus girişi, ısırık yoluyla virus içeren salyanın aşık yaraya bulaşması veyahut konjuktiva veya mukozalara teması ile olmaktadır. Virus vücuda giriş yaptıktan sonra ısırık yerinin beyne yakınlığıyla doğru orantılı olarak, sinir sistemini takip ederek, yaklaşık olarak 1 hafta ila 1 yıl arasında değişen bir süreyle vucutta kalabilir. Ama zararlı hale geliş süresi genelde 3-8 haftadır. Baş bölgesinden ısırılma olaylarında ise virusun hastalık oluşturma süresi çok kısalır ve hastalık ısırılanın ölümüyle sonlanır.

                Belirtiler:

                a-Prodromal dönem: 1-3 gün gibi kısa bir süredir.Davranış değişiklikleri ile başlar, iyi huylu bir köpek huysuzlaşır, kötü huylu olanlar daha sıcak davranır.Işıktan korkar, karanlık yerlere saklanır.Refleksleri artar.Kolay irkilir ses ve ışığa karşı daha duyarlıdır. Çok az su içer, pupillalar (göz) büyüme küçülme yapar bazen asimetri vardır. Hafif yutkunma güçlüğü ve salya artışı olabilir. Isırılma yerinde kaşıntı hissedilir.
Bu bölgeleri kaşıyarak ısırıp iyice kötü hale getirebilir( kendi kendini parçalama).

                b-Eksitasyon dönemi: 3-7 gün sürer. Hayvan gittikçe huzursuzlaşmaktadır. Uyarılara iyice hassaslaşmıştır. Katı objeleri ısısırır ve hatta hayali objeleri yakalamaya çalışır. Işığa bakmaya korkar. Göz kaslarında felç oluşur. Evden kaçabilir, karanlık yerlere saklanır, dolaşma sırasında uyarılmıştır ve saldırgandır, herşeyi ısırmak ister, kafesteyse demirleri parçalamak ister.

                c-Paralitik dönem: 1-2veya 4 gün sürer. Hayvan bitkindir. Yutkunma ile ilgili farenks bölgesindeki kaslar felç olur, salyasını tutamaz, bol salya akar. Çene kaslarındaki felçlerinde başlamasıyla paraliz tüm vücuda yayılmaya başlar. Çenesini kapayamaz. Kuduz bir hayvana uzaktan sopayla çenesi kaldırılmaya çalışıldığında kolayca kapanır.Kemik takılmış görüntüsü vardır. Genelde insanlar bu yüzden kemik sıkışmış mı kontrol etmek isterler ve ısırılarak salyadaki bol miktarda virusla enfekte olurlar. Yürüyüşte bozukluk ve dengesizlikler başlamışır. Sonunda hayvan felç ve solunum durmasıyla ölür.

                ISIRILMA DURUMUNDA NELER YAPILIR?

                ISIRILAN HAYVANA NE YAPILIR? :
                Isırılan hayvan aşılı ise:  bir doz daha uygulanır. 90 gün karantinaya alınır. Karantina süresi sonunda sahibine teslim edililebilir.
                Isırılan hayvan aşısız ise: Ötenazi önerilir, sahibi istemediği takdirde ise 6 ay karantinada tutulması gerekir. 5. ayda aşı uygulanır. Karantina bitince hala kuduz belirtisi yoksa sahibine teslim edilebilir demektir.
               
                ISIRAN HAYVANA NE YAPILIR: 10 gün karantinaya alınır. Bu süre içinde kuduz belirtisi göstermezse sahibine teslim edilir. Kuduz belirtisi gösteren hayvana ise otosi uygulanır ve kuduz araştırma merkezince beyininde kesin teşhise yarayan ''negri cisimciği ''aranır.

                ISIRILAN İNSANA NE YAPILIR: Isirilan ya da kuduz kuskusu bulunan bir hayvanin salyasiyla temas eden derideki yarali bölgeleri sabun ve suyla yikanır.
Derhal bir hekime ya da acil tibbi bakim merkezine basvurulur ; kuduz virüsüyle temas ettikten sonra mümkün oldugu kadar gecikmeden tedaviye baslanmalidir.

                KORUNMA: Kuduzdan en iyi korunma aşılamadır. Hayvanlar 3 aylık olduklarında muhakkak ve muhakkak kuduz aşısı yaptırılmalıdır. Aşı her yıl tekrar edilir.

2-DİSTEMPER ( GENÇLİK HASTALIĞI) :
                3-6 aylık köpeklerden başlayıp 6 yaşından büyük köpeklere kadar  her yaştaki aşısız hayvanda izlenebilen, çok bulaşıcı,viral bir hastalıktır. Virus paramyxoviridae ailesine ait olan distemper virusudür. 4 yaşından büyük köpeklerde genelde sinirsel formu izlenir.
10 gün veya aylarca süren bir periyotta görülebilir. Çok farklı formları vardır. Her hasta farklı semptomlar gösterebilir. Evrelerin hepsini ısrayla geçirenlerde gözlenir. Ancak yavrularda çok şiddetli seyreden bu hastalıkta ölüm oranı çok yüksek ve geneldeseyir  hızlıdır.Virus genelde  hava, nefes yoluyla bulaşır ve enfekte bir köpek aylarca virus yayabilir.Hastalığı atlatan ömür boyu bağışıklık kazanır.Virus güneşte 14 saatte denatüre olur, fenol ve formaldehit solüsyonlarına karşı da hassastır.

                Distemper'ın Belirtileri: Virusun vücattaki hastalık yapmadan kaldığı dönem(kuluçka süresi) yaklaşık 14-18 gündür. Yani hastalık belirtileri göstermeden vücutta yaşabilidiği süreye kuluçka süresi denmektedir.

                a-Akut form: Geçici yüksek ateş, burun, göz akıntıları, öksürük, ishal, kusma,iştahsızlık, halsizlik, dehidrasyon,şiddetli zayıflama gibi çok da spesifik olmayan semptomlar gösterebilir.

                b- Sekunder (ikincil) Enfeksiyon Formu: Genelde solunum sistemini etkileyen başka enfeksiyonlar işe karışır. Mukoprulent bir burun -göz akıntısının yanı sıra faranjit,bronşit, tonsillit, pronkopneumoni belirtileri ortaya çıkabilir. Sindirim sistemi de etkilenmişse; ishal, kusma, kilo kaybı ile  seyreden gastroenteritis oluşur.Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ulkus kornea, kulakta otitis çıkabilen belirtilerdendir

                c-Sinirsel Form: Bacak ve yüz kaslarında istemsiz hareketler başlar. Ağrı duyuyor gibi bağırır.
Duruş ve haraketlerinde anomaliler, dengesizlikler başlar. Aşırı uyarılmalar vardır.Arka bacaklarda sallanmayla başlayan yarım yada tam felçler  meydana gelir.

                d-Kronik Ensafalitis: Başı tutamaz, inkoordinasyonlar (dengesizlikler) başlamıştır. Başta titremeler,
pelvisde zayıflık, felçler, davranış değişiklikleri, korkular, ani körlük, halsizlik,titremeler, inleme,dönme, aşırı uyarılma, gibi semptomlar haftalar veya aylar sonra bile çıkabilir.
               
                e-Hard pad disease:Ayak tabanında ve burunda hiperkeratöz denilen kalınlaşma ve üremeler olabilir.

                d-Yaşlı köpeklerde Encephalitis: Denge ve yürüyüş bozulmaları,felçler, kendi etrafında dönme kafa kaslarında tikler, görme bozuklukları, zihinsel bozukluklar, inkoordinasyon, pelvis eklemlerinde zayıflık,depresyon, çift yada tek yönlü kafa sallama vb. semptomlar izlenenebilir.Hastalar sahiplerini tanımayabilir, çevreye karşı ilgisizdir.

                KORUNMA:En iyi korunma aşılamadır. Hasta hayvanlar için özel tesler sonunda teşhis konur.
Hastanın aşısız olması önemli bir ayıraçtır.Aşısız hayvanlar mutlak şüphelidir. Sağlıklı görünen hayvan bile Distemper taşıyıcısı olabilir, unutulmamalı, aşısız hayvan alırken dikkatli olunmalıdır.

                Aşılamalar bitmeden hiç bir şekilde dış ortamla veya başka köpeklerle temas ettirilmemeli, ya da el vb. araçlarla dışardan virus hayvana bulaştırılmamalıdır.Hijyen kurallarına mahakkak uyulmalıdır.

 

3- PARVOVİRAL ENTERİTİS ( KANLI İSHAL) :
                Etken, parvoviridae ailesinden Canine Parvovirus' dür. Bir yaşında küçük köpekler bu hastalığa çok duyarlıdır. Çok ani seyreder ve şiddetli şekilde ölümle sonuçlanabilir. Bir yaşından büyük hayvanların iyileşme şansı daha yüksektir. Virus dışkı yoluyla, sindirim veya solunum yoluyla bulaşabilir.
               
                Belirtiler : Kusma, kanlı, sarıdan kahverengiye değişen renklerde kötü kokulu  ishal, iştahsızlık, 41 dereceye kadar yüksek ateş, yaşlılarda normal veya düşük ateş, halsizlik, depresyon, bazen öksürük ve kornea ödem gelişebilir. Hastalık ilerledikçe vücut ısıs düşer, şoka girer ve ölüm meydana gelir. 8 haftalıktan küçük yavru köpeklerde ise miyocard enfarktüs meydana gelir ve kalp yetmezliği kısa sürede ölümle sonuçlanır.

4- KÖPEKLERDE CORONAVİRAL ENTERİTİS:

                Etken pleomorf bir RNA virus olan Canine corona virustur. Özellikle köpek çifliklerinde yaşayan hayvanlar duyarlıdır, risk altındadır. 1-3 günlük bir kuluçka süresi sonunda hastalık gelişir.
                Çok buşacı olup salgınlar halinde seyreder. Dışkı ile yayılan virus, yiyecek yoluyla bulaşır.
Enfekte bir hayvan 2 ay boyunca virusu yayabilmektedir.

                Belirtiler: Yüksek ateş(40-41), kusma,iştahsızlık, mukus yada kanlı dışkı duruma göre portakal sarısı veya kanlı görünümde, çok sulu olabilir. Şiddetli ishal ve kusma nedeniyle hayvan şideetle zayıflar ve dehidre olur. Sağaltım yapılsa dahi genç hayvanlarda iyileşme imkansıza yakındır.

                KORUNMA: En iyi korunma aşılmadır.

5-ENFEKSİYÖZ CANİNE HEPATİTİS: I.C.H : BULAŞICI HEPATİTİS:

                Etken öldürücü özellikte adenovirus tip 1 dir. Çevre ısı ve nemine bağlı olarak haftalarca veya aylarca canlı kalabilir. Genç köpekler hastalığa daha duyarlıdır. 4-7 güngibi bir kuluçka dönemi vardır.
Her yaştaki köpek bu hastalığa yakalanabilir.

                Semptomlar: Ani olaylarda 40 dereceye kadar ateş olabilir. Bir hfta kadar sürebilir ateşli faz.
İştahsızlık, kalp frekans artışı, kusma, aşırı susama, ağız mukozasında farklılaşmalar, göz-burun akıntıları, baş,göğüs boyun gibi bölgelerde ödemler, korneada bulanıklıklar,bazen ishal ve konvülsiyonlar, halsizlik, depresyon, bazen bronşitis, hepatik kanamalar sonucu ölüm izlenir.

                KORUNMA:Diğer aşılarla kombine hazırlanmış Karma Aşı uygulaması her yıl tekrar edilmelidir.

6-KENNEL COUGH: KÖPEKLERDE ENFEKSİYÖZ TRACHEOBRONCHİTİS: ÖKSÜRÜK HASTALIĞI:

                Etken parainfluenza virus, Canine adeno virus, Bordetelle bronchiseptica ve Distemper virus lerinin rol aldığı bir hastalık kompleksidir. Her yaşta ,aşısız köpekte görülebilen, alt solunum yollarını tahrib eden viral bulaşıcı bir hastalık olup hava-solunum yoluyla kolayca bulaşabilir.

                Belirtiler: Genelliklşe ilk bulgu öksürüktür. Ateş varlığı değişkendir. İştahsızlık ve depresyon sık izlenir. Öksürük egzersizle daha da kötüleşen karakterdedir. Genç köpeklerde hastalık daha şiddetli seyreder.
40-41 derce ateş olabilir. İki burun deliğinden de mukoprulent karakterde akıntı başlayabilir. Öksürük ve depresyon oldukça kesindir.

                KORUNMA: Aşılama kesinlikle yapılmalıdır. Hastalığı atlatan hayvana 2 hafta daha ilaç deavam edilmelidir.