Köpeklerin ve kedilerin en doğru kısırlaştırma zamanı konusunda bilgi verebilir misiniz?


Yapılan araştırmalar kedi ve köpeklerin puberta yani cinsel olgunluğa ulaşmadan önce (bir başka deyişle ilk kızgınlıklarını göstermeden önce) kısırlaştırılmasının bir çok sağlıksal avantaj sağladığını ortaya koymuştur. Hem kedilerde hem de köpeklerde bu yaşta yapılan kısırlaştırma operasyonu meme kanserleri başta olmak üzere bir çok üreme sistemi hastalığının oluşum riskini sıfıra indirmektedir. Kısaca , kedinizden ya da köpeğinizden yavru almak gibi bir kaygınız yoksa onun için en sağlıklısı bir yaşından ya da daha doğrusu ilk kızgınlığından once kısırlaştırılması olacaktır.

 

Kedilerde görülen aids hastalığı insanlara bulaşabilir mi?


Hayvanlarda bulunan ve insanlara bulaşabilen hastalıklara zoonoz adı verilir ve kedi AIDS'i olarak bilinen FIV yani "feline immunodeficiency virus" bir zoonoz değildir.

Köpeğim bir sokak köpeği ile çiftleşti ve biz bu çiftleşmeden gebe kalmasını istemiyoruz, ne yapabilir?


Köpeklerde istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için değişik yöntemler uygulayabiliyoruz ve hangi yöntemin en uygun olduğuna çiftleşme zamanına göre karar veriyoruz. Çiftleşmeden hemen sonra uygulanabilecek bazı ilaçlar olduğu gibi gebeliğin şekillendiğine emin olduktan sonra (genellikle çiftleşme sonrası 20.gün) da güvenli bir şekilde bu gebelik sonlandırılabilir. Köpeğinizin gerekli muayenelerinin yapılması için bir an evvel veterinerinize götürmeniz uygun olacaktır.

Kedi ve köpekler siyah beyaz mı görür?

Her ne kadar insanlar kadar farklı renk tonlarını ayırt edemese de evcil hayvanların siyah beyaz görmediği ve dünyalarının aslında renkli olduğu kanıtlanmıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, kuşlar dünyaları en renkli olan pet canlılarıdır. Kediler de köpeklerden biraz daha fazla renk ayrımı yapabilirler.

İnsanlarda katarakt operasyonunda göz içerisine suni lens konuluyor. Hayvanlarda da bu mümkün mü?

Hayvanlarda kullanılan lensler özel olarak imal edilmiş lenslerdir. İnsan lensleri hayvanlara uymamaktadır. Çünkü gözün ölçüleri insanlardan farklıdır. Merkezimizde uygun olan hastalara, FAKO ile katarakt temizlendikten sonra lens kapsülü içerisine suni lens yerleştirilebilmektedir. Bu sayede daha kaliteli bir görüş sağlayabilmek mümkündür.


Köpeğimde katarakt var. İdeal operasyon zamanı nedir?

Katarakt operasyonu için insanlarda ve hayvanlarda en ideal teknik Fako dur. Halk arasında lazerli teknik olarak da bilinen bu yöntemde kornea sadece 3 mm kesilmektedir. Anesteziye alınan hasta, operasyon mikroskobu altında, mikrocerrahi teknikle ameliyat edilir. Ancak tekniğin amacına ulaşabilmesi ve iyi sonuç alınabilmesi için en ideal dönem kataraktın başlangıç dönemidir. Gözünde katarakt başlayan insanlar bulanıklığı hissettiğinde doktora gidebilmektedir. Ancak kedi ve köpeklerin böyle bir şansı yoktur. Sahibinin ya da doktorunun dikkati ve ilgisi erken tanı konulmasında önemlidir. Bu açıdan bakıldığında rutin göz kontrolleri önem kazanmaktadır. Özellikle 7-8 yaşın üzerindeki köpeklerde özel diagnostik aletlerle yapılan göz sağlığı kontrolü önem kazanmaktadır. Bu sayede katarakt çok ilerlemeden ve lens sertleşmeden yapılan FAKO operasyonu en iyi sonucu vermektedir.


Kedimde ya da köpeğimde herhangi bir göz hastalığı olup olmadığını nasıl anlarım?

Göz hastalıkları pek çok farklı belirti verebilir. Aşırı, değişik kıvam ve renklerde gözyaşı akıntısı, gözde anormal renk değişimleri (kırmızılık, mavilik, siyahlık, bulutsu görünüm gibi), bir ya da heriki göz kapaklarında kısma ve ışığa karşı duyarlılık, göz bölgesini kaşımaya çalışma ya da eşyalara sürtme, gözler arası simetri kayıbı gibi değişiklikler, bir göz hastalığının belirtisi olabilir.

Hastam yaşlı genel anestezi ile ilgili korkularım var. Anestezi sırasında kaybetme ihtimalimiz var mı?

Günümüzde hem insan hekimliğinde hem de veteriner hekimlikte anestezi teknikleri çok gelişti. Anestezi açısından hastanın yaşından ziyade genel durumu ve organ fonksiyonları önemlidir. Bu yüzden Operasyon öncesi kan tahlili yapılarak hastanın genel durumu, kan ve organ fonksiyonları incelenmektedir. Riskli hastalara hem operasyon öncesi düzeltici tedaviler uygulanabilmekte, düzeltilemeyecek organ ya da metabolik bozuklukları varsa da, bu duruma uygun anestezi tekniği uygulanmaktadır. Hastalarımızın tamamı kapalı devre anestezi cihazı ile gaz anestezisi verilerek anesteziye alınır. Yanı sıra takip monitörü ile anestezi boyunca EKG ve kan oksijen seviyesi sürekli ölçülmektedir. Operasyon boyunca hastalarımızın damar yolu açık tutulmakta ve gerekli miktarlarda serum verilmektedir. Tüm bu faktörler göz önüne alındığında risk faktörü sıfır olmamakla birlikte, genel anestezi ileri teknolojinin uygulandığı bir profesyonellik alanıdır.

Köpeğimin-kedimin gözlerinde kızarıklık ve akıntı var. Bu aralar çok yoğunum telefonda bir ilaç ismi söyleseniz de birkaç gün sonra getirsem olur mu...?

Kızarıklık, akıntı gibi genel belirtiler birbirinden farklı göz hastalıklarının ortak belirtisi olabilir. Söz gelimi konjunktivitis ve göz tansiyonunda benzer belirtiler olabilir. Ancak tedavisi birbirinden çok farklıdır. Bu yüzden ayrıntılı göz muayenesi yapılmadan kullanılacak bir takım göz ilaçları yarardan çok hastanın gözüne zarar verebilir. Üstelik problemin kronikleşmesine ve asıl tedaviye alınacak yanıtın zayıflamasına sebep olabilir.         

 

Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısının Nedenleri nelerdir?

Gözler şekil ve baş üzerinde yerleşim bakımından bu iki türde birbirinden çok farklı olsada işlevleri ve fizyolojileri aynıdır. Bu nedenle, çoğu zaman kedi ve köpeklerde görülen aşırı göz yaşı akıntısının sebepleri de aynıdır.

Göz yaşı, glandula lacrimalis olarak adlandırılan bezden salgılanır. Ayrıca harder bezi ve aksessorik bezler de göz yaşı salgılar. Göz yaşı bezi, birer kanal aracılığı ile göz kapağının iç yüzeyi ve burun boşluğuna açılmaktadır. Sağ ve sol gözün her birinde birer adet bulunan bu bezlerden salgılanan göz yaşının görevi ise gözün kurumasını önlemektir. Bu normal fizyolojinin yanında çeşitli nedenlere bağlı olarak aşırı göz yaşı salgılanması ise patolojiktir.
Bir çok etkene bağlı olarak aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebileceği gibi bazı ırklarda genetik bir ırk problemi olarak sürekli göz akıntısı görülebilir. Örneğin Terrier ırkı köpeklerde ve Persian ırkı kedilerde olduğu gibi.


Aşırı göz yaşı akıntısı fiziksel, termik ve kimyasal etkenlere bağlı olarak oluşabilir. Ayrıca gözde şekillenen bir enfeksiyona bağlı olarakta aşırı göz yaşı akıntısı görülebilir.
Gözü etkileyen fiziki etkenlerin başında rüzgar ve tozlar yer alır. Araba ile yapılan yolculuklar sırasında köpeğinizin açık bir camdan başını çıkararak çevreyi seyretmesi aşırı göz yaşı akıntısının en sık görülme nedenlerinden biridir. Rüzgar nedeniyle gözde kurumalar şekillenir. Bu kuruma sonucunda, mukozaların etkilenme derecesine de bağlı olarak yangı (conjunktivitis) oluşur. Gelişen bu yangıya bağlı olarak da aşırı bir göz yaşı akıntısı görülür.


Fiziksel nedenlere bağlı olarak şekillenen göz yaşı akıntısının diğer önemli bir etkeni de entropium, ektropium, trichiasis, distichiasis gibi göz kapağı problemleridir. Bu tür anatomik yapı ile ilgili bozukluklar yine mukozalarda gelişen yangı sonucu aşırı göz yaşı akıntısına neden olmaktadır. Özellikle Chow Chow, St.Bernard, Cocker, Pekingese, Buldog ve Poodle ırkı köpeklerde sık görülen bu göz kapağı problemlerinde karakteristik belirti aşırı göz yaşı akıntısıdır.


Termik nedenlerin başında ise duman ve gazlar gelmektedir. Yoğun bir toz bulutu, ortamın dumanlı oluşu veya kimyasal bir gazın etkisiyle gözlerin etkilenmesi ve aşırı göz yaşı şekillenmesi mümkündür. Etkenin yoğunluğuna bağlı olarak göz küresi ve mukozalar değişik derecelerde etkilenir ve değişik derecelerde akıntıya neden olan bir yangı şekillenir.


Tüm bu dış etkenlere bağlı olarak göz yaşı akıntısında artış görülebileceği gibi göz yaşı bezinin (glandula lacrimalis) kendisinde meydana gelen bir bozukluğa bağlı olarakta aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebilir. Çok sık görülmemekle birlikte göz yaşı bezinde ortaya çıkan enfeksiyona bağlı olarak görülen bu durum da yine aşırı göz yaşı akıntısına neden olabilir. Ayrıca göz yaşı bezini etkileyen bir travma sonucunda da aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebilir.


Göz yaşı bezinin burun boşluğuna açılmasını sağlayan ductus nasolacrimale adı verilen kanalın bir nedene (doğmasal veya edinsel) bağlı olarak daralması veya tıkanması da aşırı göz yaşı akıntısına sebep olan bir diğer etkendir. Bu durumda salgılanan göz yaşının tümü göz içine açılan kanal aracılığı ile dışa akıtıldığından miktarında artış görülmektedir.


Her iki türde de görülebilen aşırı göz yaşı akıntısı probleminin tedavisinde temel prensip etkenin bertaraf edilmesidir. Genellikle etken ortadan kaldırıldığında akıntı kendiliğinden azalmaktadır.
Hastalarda çoğunlukla genetik olarak görülen göz kapağı problemlerinde ise çözüm operatif yöntemlerle sağlanabilir.


Genetik bir ırk özelliği olarak görülebilen ve bezin aşırı çalışması sonucu görülen göz yaşı akıntılarında ise düzenli olarak göz temizliği yapmak oluşabilecek problemleri önleme açısından önemlidir

"Evcil Hayvanınız bir ameliyat geçirecek ! Ameliyat öncesinde ve sonrasında bilmeniz gerekenler. Bakım konusunda neler yapmalısınız ?"


OPERASYONLA İLGİLİ İPUÇLARI

Hastalık veya herhangi bir kaza nedeniyle bir gün hayvanınızın operasyona ihtiyacı olabilir. Bu hem sizin, hem de evcil hayvanınız için stresli bir durumdur. Aşağıda herhangi bir cerrahi girişim sonrasında mümkün olduğunca komplikasyonsuz hızlı iyileşmeye giden yol için bazı ipuçlarını bulacaksınız. Operasyonun tipine göre ister büyük girişim olsun ister küçük bir girişim olsun veteriner hekiminiz size evcil hayvanınızın normal yaşamına ne zaman döneceğini söyleyecektir.

OPERASYON ÖNCESİ

● Veteriner hekiminiz operasyondan önce operasyonu etkileyebilecek daha önceden var olan herhangi bir hastalık durumunu kontrol edebilmek için sağlık kontrolü yapacaktır.

● Evcil hayvanınızın aşılarının tam olduğundan emin olun.

● Veteriner hekiminiz fiziksel muayene ile belli olmayan hastalıkları kontrol edebilmek için kan testi isteyebilir.

● Büyük operasyonlardan birkaç gün önceden antibiyotik tedavisi başlayabilir.

● Operasyon sonrası ne kadar süreyle yemek ve su verilmeyeceğini mutlaka öğrenin.

OPERASYON SONRASI BAKIM

● Hayvanınız operasyon sonrası çok yorgun ve güçsüz olabilir. Onu çok heyecanlandırmayın

● Klinikten ayrılırken tasmasını yeniden ayarlayın veya bir taşıyıcıya koyun. Onu yeni bir yaralanmadan koruyacaktır.

● Az miktarlarda yiyecek verin. Bol miktarda yemek ve su vermek midesini bulandırabilir ve kusmaya yol açabilir.

● Eğer veteriner hekiminiz operasyon sonrası kullanması için reçeteli gıda verdiyse nasıl kullanılacağını iyi anlayın.

● Hayvanınızın hareketlerini kısıtlayın. Merdiven tırmanmak zıplamak dikişlerin patlamasına yol açabilir.

● Yattığı yerin temiz ve ılık olduğuna emin olun.

● Hayvanınızın iyileşmesi için ilaç reçete edildiyse reçeteyi iyi okuyun ve doğru bir şekilde uygulayın.

● Dikişler genelde on günde alınmaktadır. Bu süre içinde her gün operasyon yarasını kızarıklık, şişme veya akıntı yönünden kontrol edin. Herhangi bir irkilti görürseniz hemen veteriner hekimizle temas kurun.

● Hayvanınızın yarasını ısırmasını ve yalamasını engelleyin. Eğer zor oluyorsa “elizabet yakası” gibi engelleyici kafasına takın
 
Nasıl ve Ne Zaman Köpeğimin Yaşlı Olduğunu Bileceğim ?

     Köpeğiniz yaşlılık dönemine girdiğinde, insanlardaki gibi izlenebilen yaşlılık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Örneğin tüylerinin griye dönmesi, reflekslerinin ve kaslarının zayıflaması, duyma, görme ve koklama yeteneklerinde azalma, temkinli adım atma, hareketlerde azalma gibi belirtiler ortaya çıkar. Basit olarak yaşlılık ile ilgili en belirgin bulgu hareketlerde azalma, uyku uyuma süresinde artış ve uyurken çıkardığı seslerde (horlama) artıştır. Büyük ırk köpeklerde yaşlılık belirtileri 8 yaşından daha önceleri ortaya çıkarken küçük ırk köpekler 12 yaşına veya daha yüksek yaşlarına kadar gençliklerini korurlar. Özellikle 6 aylıktan önce kısırlaştırılan köpekler diğerlerine nazaran daha geç yaşlanacaklardır. İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de yaşlanma süreci farklılık göstermektedir. Veteriner hekiminiz köpeğinizin yaşlı olup olmadığı hakkında size bilgi verecektir.
 
  
Kediniz veya Köpeğiniz Kaşınıyor mu ? 
"Kedi ve Köpekler Gerçekten Alerji Oluyor mu ?"

     Köpek ve kediler de tıpkı insanlar gibi alerjik bünyeli olabilirler. Bu hayvanlarda tüm deri problemlerinin %30'dan fazlası alerjilerle ilgilidir.
 
Alerji nedir ?

     Alerji, çevremizdeki normal bir maddeye karşı bireysel bir reaksiyondur. Vücutta alerjik reaksiyon oluşturan maddeler alerjen olarak isimlendirilir. Bu alerjenlerin başlıcaları polenler, küfler, hayvan kılları, ev tozları, pireler ve yiyecek maddeleridir. Alerjenler deri teması, solunum ya da sindirim yoluyla reaksiyon oluştururlar. Alerjik hayvanlar spesifik alerjenlere karşı IgE antikorları üretirler. Bu antikorlar vücutta alerji belirtileri dediğimiz biyokimyasal değişikliklere neden olurlar.

Alerji Belirtilerini Hayvanlar Nasıl Gösterirler ?
     İnsan ve hayvanlarda alerji oluşum nedenleri aynıdır. Ancak oluşan klinik belirtiler farklıdır. İnsanlarda burunda ve solunum sisteminde belirtiler oluşur. Hayvanlarda ise aşırı kaşıntı ile karakterize deri tahrişi (irritasyonu) görülür. Kediler köpeklere oranla daha fazla solunum sistemine ait belirtiler gösterirler.
     Alerjik bir hayvanın derisiyle ilgili ortaya çıkan klinik belirtiler kaşıntı, parmakların yalanması ve dişlenmesi, yüzün sağa sola sürtünmesidir. Bununla beraber kusma ve ishal gibi belirtiler de zaman zaman görülebilmektedir.
 
Evcil Hayvanımda alerji belirtilerini ne zaman görürüm ?
     Alerji belirtilerinin görülme zamanı hayvanın alerji probleminin nedenine göre değişir. Eğer polenlere karşı bir alerji söz konusu ise tüm belirtiler veya çoğu bahar ya da yaz aylarındadır. Bununla beraber eğer problem evin içerisindeki bir nedenle (ev tozu,akarlar gibi) ya da yiyecek ile ilgili ise yılın herhangi bir döneminde izlenebilir.
 
Niçin bazı dönemlerde belirtiler daha da kötüleşiyor ?
     Alerjenlerin hayvanlar üzerindeki etkileri birikerek çoğalmaktadır. Birçok alerjen korunmasız bir hayvanda reaksiyon derecesini değiştirerrek alerji belirtilerinin artmasına neden olurlar. Bu olayı "eşik" fenomeni ile tarif edebiliriz. Bir kovaya damlayan su damlaları sonunda kovanın taşmasına neden olurlar. İmmun sistemin "taşmasının" nedeni alerjenlerin etkilerinin birikerek bu "alerji eşiğinin" aşılması sonucudur. bu nedenle belirtilerin ortaya çıkış zamanı hayvanınızın neye karşı alerjisi olduğunu gösteren kesin bir kanıt değildir. Bir hayvanın gıda ve polen alerjisinin belirtilerini yaz aylarında göstermesi (polen miktarı bu aylarda en yüksek seviyededir) polenlerin alerji eşiğinin geçilmesine neden olmalarıdır.
 
Kedi ve Köpeğimde Alerji Olup Olmadığı Nasıl Teşhis Edilebilir ?
     Tam bir muayene sonrasında veteriner hekiminiz eğer hayvanınız için alerji testi gerekiyorsa size bildirecektir. Küçük bir miktar kan örneği alıp Spectrum Laboratuarı 'na gönderecektir. Böylelikle sofunum yoluyla etkilenebileceği ağaç, ot ve yabanî otlar, mantar, ev tozlan, akarlar ve ticari olarak pet mamalarının hazırlanmasında kullanılan unsurlar gıda tipleri olarak evcil hayvanınızın kanında duyarlılığı test edilmiş olacaktır.
 
 Evcil Hayvanlarda Alerji Tedavisi Nedir ?

     Alerji için en iyi tedavi şekli alerjiye neden olan alerjen ya da alerjenlerden uzak durulmasıdır. Pek çok olguda bu mümkün olmamaktadır. Steroid ilaçlar (kortizon ve türevleri gibi) belirtilerin kısa süreli olarak ortadan kalkmasını sağlar. Fakat bu tip ilaçların uzun süre kullanılması ciddi yan etkilere neden olur. Duyarlılığın azaltılması (hiposensitizasyon - alerji aşısı) diğer seçenektir. Burada evcil hayvanınız için alerji testi sonuçlarına göre bir tedavi seti hazırlanır. Bu tedavi seti artan yoğunluklarda deri altı enjeksiyonları şeklinde uygulanır. Böylelikle alerji yapan maddelere karşı hayvanın toleransını artırarak çevresi ile daha uyumlu ve çok daha rahat yaşam sürmesi sağlanır. En önemlisi de istenmeyen yan etkiler olmaksızın...
 
Bu Tedavi Şeklinin Etkinliği Nasıldır ?
     Bazı alerjiler zaman ve tedavi ile yok edilir. Diğer olaylarda alerji yapan maddelere karşı toleransı sağlamak için alerji aşılarına devam edilir. Tedavi şemasına uyulması ile steroid ilaçlara bağımlılığın azaltılması ya da ortadan kalkması sağlanır. Olayların çoğunda iyileşme tedavinin 3 -5 ay sonrasında izlenir ve aylık aşılamalar devam ettirilir.
 
Gıda Alerjileri Hakkında Ne Söylenebilir ?
     Kedi ve köpekler gıdalara karşı hiposensitize edilemeyebilir. Gıda alerjilerinde tedavi, alerji yapan gıdanın ortadan kaldırılması, yani verilmemesidir. Evcil hayvanınızın testi bir gıdaya karşı pozitif ise Spectrum Laboratuarı veteriner hekiminize bu alerjik gıdanın içerisinde kullanılmadığı mamaların ve bunların üretici firmalarının bulunduğu bîr liste verecektir. Bu listede bulunan hazır mamaları kedi ve köpeğiniz gıda alerjisi belirtilerini göstermeden yiyebilir.
 
Aşının Bir Tehlikesi Var mı ?

     Yan etkiler çok nadirdir ve her hangi bir yan etki görülse bile bu geçicidir, hayati bir tehlike yaratmaz